9.10.07

Sözünün eri olmak !!!!!!

Bundan yaklaşık 1 ay önce okuldaki bir arkadaşımızın doğum günü için birşeyler bulmak umuduyla bizim semtteki oyuncakçıya uğramıştık. Hadi dedim çocuk arkadaşı için oyuncağı kendi seçsin, biliyorum bir nevi sazanlık bu yaptığım ama yaptım bir kere ne yaparsınız :)))))

Arkadaşının oyuncağını seçer görünen Pınar, kaşla göz arasında kendine de bir Barbie bebek buluverdi !!!!!! Nedense hiçbir konuda yeterince hızlı olmayan kızım, kendini aştı ve aynı anda iki işi birden kotarıverdi :))))))

Pınarcığım birincisi buraya arkadaşına hediye almak için geldik. İkincisi bu ay okulların açılması sebebi ile bütçemizi zorladık, dolayısı ile bugün sana birşey alamayacağım dedim. Dedim ama dinledi mi ?????

Tabiki hayır :)
- Lütfen anneciğim, bak bu son, başka birşey istemeyeceğim.
- Olmaz tatlım param kısıtlı.
- Kredi kartınla al anne olmaz mı ????? (Bütün çocuklarda kredi kartını çok güzel keşfetmişler bu arada)
- Kredi kartı ile aldıklarımızın parasını da biz ödüyoruz Pınarcığım, bu ay ekstra harcamalarımız olduğu için dikkatli olmalıyız.
- Lütfen anne sen kredi kartı ile al ben kumbaramdaki paradan eve gidince sana veririm. (Nedense Pınar' ın kumbarası hiç kurumuyor, İstanbul' un barajları kurudu, Pınar' ın kumbarasında tık yok :))))
- Sende tatilde kumbarandan baya para alıp harcadın Pınar, kumbarandaki parayı da iyi kullanmalısın. Şu an o bebeği alamayız ama sana söz önümüzdeki ay maaşımı aldığımda o bebeği gelip alırız.

1 aydır bu bebeğin özlemi ile yanıp tutuşan kızım cumartesi günü patlamak üzereydi. Kalkar kalkmaz hadi anne, ne olur gidip bebeğimi alalım dedi. Kızım sabahın köründe oyuncakçı açılır mı? Adamları gidip evden mi
kaldıracağız dedim ama dinletemedim.

Ben sen piyanodayken marketten bakarım dedim ve zarzor ikna ettim. Markete baktım yok onun istediği bebek yok. Bin türlü Barbi var ama o Barbi yok !!!!

Biliyorum başıma geleceği, kulbunu hazırladım. Piyanodan çıkar çıkmaz bebeğimi aldın mı? diye sorunca, markette yoktu Pınarcığım, giderken sahilden gidelim, oradaki oyuncakçıya bakalım dedim.

Alelacele oyuncakçıya girdik, yine aynı manzara birsürü Barbi ama bizimki yok !!!!!!!

Tabiki kızımın hayal kırıklığı arttı :(

Tamam dedim üzülme baleden sonra balenin oradaki oyuncakçıyada bakarız dedim. Yaaaa ben daha ne kadar bekleyeceğim diye başladı ağlamaya. Eeeee haklı çocuk, bir oyuncak için yaklaşık 25 gün bekledi, üstüne üstlük bin türlü aksilik onu buldu. Hayır onu bırakın, ben bile başlayacaktım ağlamaya. Gir çık, gir çık, dünya kadar oyuncak var, o yok !!!! Sürekli park etme derdimi dersiniz, hayal kırıklığı ile kendini dışarı atan 7 yaşındaki kızın hüsranını gidermeye çalışmak mı dersiniz? Her şeyi kolay elde etmesin, biraz beklesin, para harcamayı öğrensin diye kalkıştığınız ve öyle yada böyle yüzünüze bulaştırdığınız işe mi yanarsınız :))))

Neyse baleye girdik, 1 saat sonra ikimizde kendimizi koşarak oyuncakçıya attık ama bir yandan da merak ediyoruz !!!! Acaba bulabilecek miyiz ????

Yok burada da yok, Pınar dedim üzülme bizim oradaki amcada vardır mutlaka, babamızı alalım, eve dönerken alırız Barbini. Ya oradada yoksa anne dedi, vardır kızım, adamcağızın yeri ara dükkan zaten, nerede satacak o bebeği.

Neyse babamızı aldık, başımıza gelenleri anlatıp, oyuncakçıya uğrama konusunda onuda ikna ettik. Oyuncakçıya geldik, birde ne görelim bebek iki gün önce satılmamış mı ?????? !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Tabi bunu duyar duymaz bizim kız yelkenleri koy verdi, bende artık başka bir umut kalmadığı için bıraktım, ağlasın rahatlasın. Amcaya bizim için bir tane getirtmesini söyleyip çıktık dükkandan.

Bu kadarda olmaz ki dedim kendi kendime, yüzüne gözüne bulaştırdın herşeyi. Onca dolaştın, uğraştın, çocuk bekledi, halbuki zamanında alsan ne sen bu kadar uğraşacaksın, ne çocuk üzülüp, gerilip harap olacak :((

Yol boyunca eşimle bu barbinin neden bu kadar bulunmaz bir meret olduğu konusunda tartışıp durduk. Acaba toplatılan barbilerden olabilir mi diye analizlere giriştik, küçük hanımefendilerin işi bu kadar çılgınlığa taşımış olma ihtimali olabilir mi diye uzun uzun tartıştık.

Yokkkkk hikaye daha bitmedi.

Akşam haftalık alışveriş için gittiğimiz markette Pınar burada olacağını sanmıyorum, fazla ümitlenme ama gel bir bakalım kızım dedim. Bulursak amcayı arar, biz aldık bebeği getirtmeyin deriz diye belirttim.

Birde ne görelim !!!!! Onun istediği, eline basınca kanatları oynayan Barbiden sadece ama sadece bir tane kalmasın mı ?????

Bizimki 100 metre bayraklı yarışında koşar gibi koşarak reyona gitti, barbiyi hasretle kucaklayıp bağrına bastı. Bakalım kaç liraymış deyince şaşırdım kaldım, bir barbi 40 YTL. olmaz ki Pınar deyince hemen cevabımı aldım 40 değil anne 39.5.- YTL. Babamızda al şu elli kuruşu bizde rahat rahat 40 YTL diyelim deyince baya eğlendik :))

Neyse o kadar gerilimin üzerine fiyatı tartışmam abesle iştigal olacağından 2 ay boyunca başka bir oyuncak talep etmemesi ve yaklaşık 1 sene boyunca başka barbi istememesi konusunda anlaşıp olayı tatlıya bağladık.

2 gündür barbisi ile yatıp, barbisi ile kalkıyor ve dünyada benden iyi anne olmadığı konusunu yineleyip duruyor !!!!!!!!!!!!!!

Zavallım bu bebek için çok bekledi, çok uğraştı ve çok hayal kırıklığına uğradı :)

Dün akşam televizyonda oyuncak reklamlarını görüp, kanal değiştirip, ben bir süre bu reklamları izlemesem iyi olur deyince koptum, bu onun için tutulması zor bir söz, bakalım ne zamana kadar dayanabilecek.

Sözünün eri olmak zor zanaat !!!!!
Ben çok uğraştım, şimdi sıra onda :))))))

1 yorum:

Adsız dedi ki...

EEEEE söz verdin mi mutkala tutacaksın :)
Sonunda aradığınız bebeği bulmanıza sevindim.