22.10.07

Görmezden Gelmek

İşi çocuklar olan anne ve öğretmenler bilirler....
Bazen bir bakmışsınız çocukla ilgili bir pürüz ortaya çıkar....
Siz önce çocuktur, geçer dersiniz, beklersiniz....
Bazen beklemek gerçektende iyi gelir, çocuk herşeyi unutur, hayat güllük gülistanlık olur....
Bazende bu pürüz geçmek bilmez, minik minik yer eder...
Sadece çocukta yer etmekle kalmaz, özellikle anneyi minik minik rahatsız eder....
Anne veya baba rahatsızdır ama öyle yoğun ve öyle işe gömülmüşlerdir ki olayı göz ardı etmek onlara daha kolay gelir...
Bir süre sonra çocuk ilgisizlikten sıkılır, annenin minik rahatsızlığını tespit edip deşmeye başlar...
Anne rahatsız oldukça, bunu kendi bildiği yöntemlerle, konu komşu, eş dost tavsiyesi ile çözmeye çalışır....
Ebeveynelerin işleri öyle yoğundur ki, bir türlü milyonlarca lira verdiği yuvanın veya okulun danışmanına gitmez, danışmaz...
Her zaman iş çoktur, hiç vakit yoktur.....
Ama çocuğun iyi yetişmesinin öncelikle anne ve babanın sorumluluğunda olduğunun önemi yoktur...
Kendi çözümleri, eş-dost akraba tavsiyeleri işe yaramaz, o minik pürüz, ciddi bir davranış bozukluğuna, aile, çocuk ve hatta öğretmen için ciddi bir probleme dönüşür...
Hatta öğretmen için ciddi bir problem olarak görünen şey ebeveyn ve çocuk arasında kangren şiddetinde devam eder......

Dün Pınar' ın yaşanan terör olayının ekrana yansıması sırasında söyledikleri bana bunu hatırlattı....

Dün kızım takılıp kaldı, birkaç kere bana şunu sordu ;

"Anne şehitlerimizin sayısı bir kanalda 15 olarak gösteriliyor, diğer kanalda 16. Hangisi doğru ??????"

Evet bu beni düşündürdü...
Arada sadece 1 sayı fark var...
Bu Pınar' ın dikkatini çekiyor, benimde çekti...
Ama Pınar bunun üzerinde düşündü, bunu dillendirdi, ben ise üzerinde durmadım...
O kadar çok alışmışız ki gencecik insanların ölümüne...
O kadar çok böyle haber dinlemişim ki 35 yıldır...
O 1 ' in önemi kalmamış benim için...
Ha 1 eksik, ha 1 fazla...
Halbuki o 1, bakkaldan aldığımız kalem değil !!!
Veya Ahmet' in Mehmet' e verdiği silgilerden sonra elinde kalan silgi sayısı değil !!!
O 1 = 1 insan, 1 genç adam, 1 ane evladı !!!
O 1, yüreği acıyan Ohhhh be o dağlarda düşen benim oğlum değilmiş sevinci !!!

Ne kadar kanıksamışız insanlarımızın ölümünü ...
Genel geçer matematik prensibini nasıl sindirmişiz içimize...
Limit X sonsuza giderken 1' in önemi olmuyor...

Dün gece yayınlanan basın açıklamasına yorumum ise şudur ;
Evet Türkiye' nin bir parçası olarak olayı sakin karşılamalıyım...
Olayın bir birey olarak değil, Türkiye Devletinin bütünlüğü içinde çözülmesini beklemeliyim...
Ancak olay çocukların yarattığı minik bir pürüz olmaktan çıkmıştır...
Ebeveynler ve öğretmenler için orta çaplı bir problemde değildir...
Artık tüm okul için bir kangren halini almıştır...

Problemi görmezden gelmenin, üstünü örtmenin, konu komşuya danışıp, kulaktan duyma yöntemler ile çözülme aşaması çoktan geçilmiştir...

Bir bilene danışılması....
Yapılması gereken aşamaların tespit edilip, eksiksiz, itina ile çalışılması...
Bu problem bizim problemimizdir ve artık çözülmelidir diyerek tüm yönleri ile ele alınması gerekmektedir.

Şu an son derece sakin vaziyette, işimin başındayım....
Umuyorum ki büyüklerimizde benimle aynı durumda kendi işlerinin başındadırlar....
Zira devlet büyüğü olmak ebeveyn olmak gibi birşeydir...
Ne kadar yoğun olurlarsa olsunlar, evlatların birincil sorumlusu ebeveynlerdir....

3 yorum:

renkler dedi ki...

O kadar güzel ve anlamlı bir yazı yazmışsın ki, yazacak birşey kalmamış...

Adsız dedi ki...

Bu sabah bloglarda ısrarla şehitlerle ilgili yazılar var mı diye aranırken ziyaret ettiklerimden hiç birinin konuya değinmemiş olması olayı ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor diye düşünüp içerlemiştim. Senin yazını okuyunca tamam dedim. benzetmelerin konuyu eşleştirmelerin öyle yerindeki...
Bir kez daha teşekkürler neşeli...
Hepimizin başı sağ olsun.

Alphecca dedi ki...

Selam Renkler,
Aslında memlekette çekirdek ailenin biraz büyüğü değil mi? O yüzden anayurdumuz demiyor muyuz????

Bu kadar önemli bir konuyu görmezden gelmek, konuşmamak, yok saymak, sakin olmak anlamına gelmez ki Demli Çay,

Ben kaç günüdr Pınar' a terörü anlatıyorum. Henüz 7 yaşında ama Türkiye' nin gerçeklerini bilmeli, bilmeli ki duyarsız büyümemeli. Korkutmadan, haritada göstererek, nedenlerini onun anlayacağı bir dile indirgeyerek anlatıyorum.

Hayır bu konu önemli !!! Gündeme gelmeli ama sloganlar, mailler, yürüyüşler, acitasyon haberlerle ile değil, enine boyuna, sebepleri ve çözüm önerileri ile incelenmeli. Denmeli ki evet ben bunun farkındayım, bu konu üzerinde düşünüyorum, bu benim sorumluluğum ve ben bu sorunu çözeceğim. Çocuğumu dinleyeceğim, çocuğumla ilgileneceğim, sıkıntılarını gidereceğim, gidereceğim ki bilmem kaçıncı çocuğum diğer kardeşlerini de rahatsız etmesin, hep birlikte mutlu mesut yaşayalım, tartışmayalım, rahatlayalım, gelişelim. İnsan bir şeyi sorumluluğu olarak görürse o zaman çözmeye başlar diye düşünüyorum.

Bir ebeveyn olarak kendi kızımla ilgili her konuda böyle yapıyorum. Şu an hayatın çok başındayız ama sanırım doğru yoldayız. Daha doğrusu umuyorum :)