Bu hafta sonu adeta koşarcasına gündemi yakalamaya uğraştık kızımla :)
Hava gayet açık ve netken, cumartesi sabahı attık kendimizi yollara, acilen girdik bir alışveriş merkezinin ana kapısından. Soluğu doğruca sinema salonunun bilet gişesinde aldık. Benim niyetim Neşeli Ayaklara gitmekti.
Anne, Çılgın Dostlar' da varmış. Bence bugün Çılgın Dostlara gidelim, Neşeli Ayaklar nasılsa yeni başladı, ona sonra gitme şansımız olur, ben Çılgın Dostlar' a gitme taraftarıyım deyince, ekstradan bir yarım saat daha harcamaya değer geldi bu fikir. Film başlamadan önce hızlı bir tur atıp, bir karne hediyesi, doğum günü henüz geçmiş bir akrabamıza hediyesini alıp, koşarak sinema salonuna yetiştik.
3. boyut için gözlüklerimizi alıp, yaklaşık 15 dakika süren reklamları seyrettik. Birden ekran karardı, salon aydınlandı. !!!!!!!!?????????????
Sinemaya gelecek bir okulun grubu gecikmiş, alışveriş merkezindelermiş, onları bekleyecekmişiz !!!!!!!!!! Bileti alırken, görevli bayan o saat için 70 kadar çocuğun geleceğini bildirmiş, haberiniz olsun bazı sorunlar olabilir demişti. Ben sorun derken 70 ad. çocuğun bir arada olmasının sebep olabileceği sorunları gürültü, patırtı, filmin ortasında ayağa kalkılmasından dolayı sinema sahnesinde ekstradan görülebilecek birkaç minik kafa ve koltuğuma atılacak birkaç tekme olarak düşündüğümden, bu çocuk oyunu, tabiki çocuklar gelecek, diye düşünmüş ve genç bayanın önerisini sazanca :) reddetmiştim.
Gecikme durumunda, 60-70 kişilik grup için hiçe sayılacağımız, bekletileceğimizi aklımın ucundan dahi geçmemişti. Birkaç derin nefes alıp, 5 dakika bekledim ve çantamı kapıp kendimi dışarı attım. Hemen yetkili birini gözüme kestirip, yanına gittim, sinema sonrası dersimiz olduğunu, 70 kişi dahi olsa benim zamanımı çalmaya hakları olmadığını, film sonrası beni uçak veya helikopter ile dersime yetiştirme şansları varsa, seve seve bekleyebileceğimi. Yok size tahsis edebileceğimiz hava taşıtımız yok ama diğer grubu da beklememiz gerekiyor derlerse paramı iade etmelerini talep ettiğimi bildirdim. Tamam filmi başlatıyoruz ama geldiklerinde grubu içeriye almamız gerekiyor dediler.
Allah beterinden korusun deyip kendimi attım içeri. Yaklaşık 5 dakika sonra bizim grup geldi ama ne geliş, sanki geciken onlar değişmiş gibi bütün çocukların ellerinde mısırlar.
İki gündür bu konu üzerinde düşünüyorum. Yaklaşık 2 aydır Üstün Gökmen' in Küçük Şeyler 2 adlı kitabında anlattığı olaylara 2., 3., hatta 4. bakış açılarından bakma alışkanlığımı bu olay içinde kullandım.
1. bakış açısı ; bir planlama hatası yapılmış olabilir,
2. bakış açısı ; kuvvetle muhtemel okul henüz tatil olmuşken, okul arkadaşları ile birlikte bir sinema gösterisi hiçte cazip gelemeyen bir ufaklık, evden çıkarken ayak sürümüş olabilir.
Sebeplerin hiçbirisi önemli değil esasen, sebep ne olursa olsun, büyükler tarafından bulunan çözüm yolu aklımı kurcalayan. Bir gecikme olayı söz konusu buna bulunan çözüm ise bu olayla hiç ilgisi bulunmayan sinema yönetiminin zor duruma sokulması ve en önemlisi diğer seyircilerin haksızlığa uğratılıp, en değerli şeyleri olan zamanlarının çalınması.
Bu duruma düşen bir öğretmen veya veli olsam ne mi yapardım? Zor bir soru;
Veli olsam yapacağım şey çok basit esasen, grup olarak elde ettiğim bu öğrenme fırsatını hiç kaçırmazdım. Götürdüğüm grup her ne sebeple gecikmiş olursa olsun, o matineye gitmez ve hepsine bir tatil gününde yada sadece kendilerini ilgilendiren zamanlarda zamanı istedikleri gibi kullanabileceklerini fakat bu tür toplu faaliyetlerde zaman mevhumuna özen göstermeleri gerektiğini, başka insanları gecikmelerimiz sebebi ile zor durumda bırakmaya hakkımız olmadığını bildirir, grubu orada oturtup, bir sonraki seansı bekler veya başka bir aktiviteye yönlendirirdim.
Öğretmensem durum zor, bu kararımdan dolayı başımın etini yiyecek, sen bunu nasıl yaparsın, 5 dakika geç kaldık ne olacak diyecek en az 1-2 veli çıkacağını bildiğim halde bu kadar cesur davranırmıydım bilemiyorum ?????? (Bu sayının iyimser bir tahmin olduğunu düşündüğümü de ayrıca belirteyim.)
Sanırım o gün geç kalan çocuğun aldığı mesaj bir yerlere geç kalmanın çok önemli birşey olmadığı şeklindeydi. Zira ona hiçbirşey yansıtılmadı, gecikmeye rağmen mısır patlakları bile alınmıştı, hareketinin sonuçlarının ne olduğunu fark edemedi dahi. Bütün bu düşündüklerimden haberi olsa bu hareketi tekrar yapar mıydı acaba? Ben yapmayacağına inanıyorum, zira biliyorum ki çocuklara yanlış hareketlerini, sonuçları açıkça görebileceği şekilde anlatırsanız hatalarını bizden daha çabuk düzeltebiliyorlar.
Sinema salonunda olupta bu olay üzerine benim kadar kafa yoran başka biri var mı onu da bilemiyorum? Geç kalan çocuk, arkadaşları, öğretmenleri, sinema görevlileri, diğer seyirciler?????
Allahtan film güzeldi ve 3 boyutlu seyretmek ayrıca çok zevkliydi de el ele, ağzımız kulaklarımızda çıktık kızımla dışarı.
Zamanımız olmadığı için şu pekte yararlı olmayan ama açlığımızı giderebilecek fast foodlardan birine giremeden, sağanak yağmur ile attık kendimizi yollara.
Bu olayın en sevindirici yanı ne idi biliyor musunuz, kızım bu tür organizasyonlara geç kalmanın ne demek olduğunu çok iyi kavradı. Pazar günü gideceğimiz tiyatro gösterisine geç kalmamak için şimşek gibi hazırlandı.
Ne bir "hadi", ne bir "bir dakika" sesi duyuldu evimizde.
3. bakış açısı da aklımdan geçmiyor değil hani; bir öğretmen veya bir veliden kaynaklanan bir geçikme değildir inşallah. Zira bunu değiştirmek için çok daha fazla çaba sarfedilmesi gerekiyor.
Çocukluğa inmek gerekebilir !!!!!!!!!
Aslında olayın sebebini çok merak ettim, bir ara okula bir mail atıp sorsam mı diye düşündüm ama sadece meraktan atacağım bir maili okul yönetimi veya o gün geziye katılan öğretmenlerin yanlış anlayabileceğinden çekindiğim için vazgeçtim.
Sonuç olarak anne-kız olarak biz bu olaydan birşey öğrenme fırsatı bulmuştuk, hemde çok işimize yarayacak birşey.
29.1.07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
Merhaba...
Blogunuzu çok beğendim. Benimde 7.5 yaşında bir kızım 21 aylık bir oğlum var. Bundan sonra sıkı takipçiniz olacağım. Nede olsa ortak konumuz çocuklarımız ve yaşam.
www.benimblog.com/calisananneolmak
Neselicm,dehşetle okudum yaşadığınızı.Dehşetle diyorum çünkü bu gecikmenin kaynağı öğrencilerse şayet filmi seyretmelerine izin verilmemeliydi bence,yaşayarak öğrenmeliydiler.Eğer bir öğretmense o çok daha fena ki ben öyle olduğuna eminim,çünkü o kadar çok öğretmenliği haketmeyen "eğitimci" var ki eğitilmeye muhtaç.Öğretmendir sebep diyorum çünkü bu tür gezzilerde tüm organizasyon öğretmene aittir,aksaklık ya da problem varsa birinci sorumludur...Her neyse önemli kızınız bu olayı görüp kendi adına bir sonuç çıkarmış))
Merhaba çalışan anne, sanırım sizin deneyiminiz benden fazladır, bir kız ve bir erkek, 2 çocuk hayatı baya doldurur sanırım :) En kısa zamanda bloğunuzu ziyaret etmeye çalışacağım.
Merhaba Age, cumartesimiz biraz tatsız başladı ama güzel bitti :) Sadece oradaki çocuklar açısından güzel bir öğrenme fırsatının kaçırılmasına üzüldüm sonradan. Bu arada Ankara nasıl, ben özledim oraları !!!!!!!!
Yorum Gönder