İzole ve sıradan yaşamları sevmiyorum. İzole yaşamak basma kalıplığı, dünyaya at gözlüğü ile bakmayı, kendi sorunların arasında kaybolup gitmeyi, kendi imkanlarının, ayrıcalıklarının farkına varmamayı, içindeki toplumu anlamamayı beraberinde getiriyor.
Geçenlerde bir arkadaşım bir siteden haberdar etti bizi, ilgilendiğin konuları yazıyorsun, o konuda çıkan tüm haberler konusunda mail adrein aracılığı ile haberdar ediliyorsun. Yok şekercim dedim, bu bana göre değil. Ben rastgele bir yerlere girmeliyim, okumalıyım, öyle olursa ben nasıl farklı şeylerden haberdar olacağım, farklı şeylerin nasıl farkına varacağım, :)
Güldüler, evet dediler sana göre değil :))))
Gerçi ben o siteyi yine markaja aldım, yine okuyorum ama spontone, bir o haber, bir bu haber gezerek, bünyeyi tembelliğe alıştırmamak gerek :)))Hergün internette girip Vatan' da okurum, Yeni Şafak' ta. Bakarım aynı olayı her iki gazete ve köşe yazarları nasıl algılamışlar, nasıl yaklaşmışlar. Farklılıklar enteresan oluyor bazen, deneyin tavsiye ederim. Bazen öyle noktalara değinilebiliyor ki, evet ya diyorsun ben olaya bu açıdan bakmamıştım. Bazende farklı görüşleri yansıtan ama insana saygıdan uzak öyle yorumlar okuyorsun ki, hayret diyorsun, ne bu şimdi, nerede insana saygı, nerede empati, dostluk !!!!! Değil tanımadığım biri, bir arkadaşım beni böyle eleştirse ben onla hala diyaloğa devam eder miyim ??????
Farklı kültürlerde insanların yaşadığı ortamlarda gezmeyi ve dolaşmayı da severim mesela. Nerede ise aynı ürünü bilmem hangi marka mağazada avuç dolusu para harcayarak almaktansa mahalle arasındaki bir dükkanda çok çok uygun fiyata bulacağımı bilmekte içimi rahatlatır. Mahalle dükkanında ödediğim rakamın çok çok altında bir fiyata bir alışveriş merkezinde görme ihtimali olduğunu da bilirim aynı zamanda :)))) IKEA' yı da severim, Akmerkez' i de, semt pazarını da, 1 milyoncuyu da :)
Hepsine giderim, hepsini gezerim, insanlara bakarım, bu aralar kendimi de ehlilleştirdim, bir mağazaya girip alışveriş yapmadan çıkabiliyorum artık :)) Sadece gözlerimi, zihnimi ve algılamalarımı çalıştırıp, hafızaya birşeyler kazıyıp çıkabiliyorum. Bugünleri de gördüm ya ölsem de gam yemem !!!!!!!
Sonra internet' i çok seviyorum, sadece arkadaşlarla sohbet için veya işimde kullandığım için değil. Araştırmama ve kendimi geliştirmeme, kızımı yetiştirirken bilgi almama, hayat felsefemi oturtmama yardım ettiği için.
İnternet, kullanmasını bilirseniz, elde ettiğiniz verileri mantık süzgecinden geçirmeyi ve arasından işinize yarayanları seçerseniz müthiş bir nimet bence. Herşeyde öyle değil mi? Amacına uygun kullanmazsanız kitap okumanız bile boş bir aktivite olabilir. Kendinize birşeyler katmadıktan sonra, sizi geliştirmedikten sonra, günde 100 kitap okumanız boşa hamallıktan ve çevrenizdekilere hava satmaktan başka ne anlama gelir ki !!!!
İzole yaşamları sevmiyorum, aklı başında mantıklı bir birey olarak pekçok şeyi görmek, okumak, olaylara farklı açılardan bakmak, insanları yaşamları ve yaşamlarındaki zorluklarla tanımak, yüzeysel yönlendirmelere kapılmadan mantığımı çalıştırmaktan hoşlanıyorum.
Varoşların ortasında duvarlarla örülmüş izole sitelerde yaşadığımız, o duvarların dışında yaşayan ve aslında komşumuz olan insanların yüzüne bile dikkat etmeden, arabamıza atlayıp siteden çıktığımız ve işimize gittiğimiz, bilmem kaç metre yükseklikteki, içinde her türlü alışveriş yapma imkanı barındıran alışveriş merkezlerinde gezdiğimiz şu günlerde en çok önem vermememiz gereken şey izole yaşamamak bence.
Farklı hayatların, farklı sorunların, farklı yaşam meşgalelerin farkına varmak ve çocuklarımızın da bunlardan haberdar olmasını sağlamak en önemli uğraşımız olmalı sanki....
Boş konuştun Neşeli diyenlerden değilseniz size bir aktivite.
Hadi mousunuza sarılın, Milli Eğitim Bakanlığının web sitesine girin, oradan "Okul Web Sayfalarına" tıklayın. Farklı farklı illerden, farklı farklı okulların web sayfalarına girin ve inceleyin. Aynı ilçedeki 2-3 okulu, aynı ilde ama farklı ilçelerdeki 2-3 okulu, farklı illerdeki 2-3 okulu, özel okulu, devlet okulunu pekçoğunu tıklayın, özellikle sınıf ve aktivite resimlerine bakın, çocuk resimlerine bakın ama "Tarafsız Olun". Doğudaki okulada bakın, batıdaki okulada, büyükşehirlerdeki bir okulada bakın, küçük bir şehir okulunada, yapılanları inceleyin, hangi okul, sitesine, ne kadar önem vermiş. Bu sörften çok şey çıkarabilirsiniz bence.
Özellikle semtinize en yakın devlet okullarının sitesine girip, durumlarını inceleyin, bakın bakalım izole mi yaşıyorsunuz ?
Sizin okulunuz olması gereken semt okulunuzun durumu nedir?
Siz bu gidişe dur demek için ne yapıyorsunuz?
Bu işin araştırma kısmı, sonra o birkaç gün o okulun önünden geçin, hatta durun binasına bakın, inceleyin, hatta okul müdüründen izin isteyin, okulunu geliştirmek isteyen bir müdür buna izin verir sanırım. Gerçi sizi müfettiş sanıp kabul etmeyebilirler veya allah allah çocuğun yok be vatandaş, sen iyi misin? diye düşünüp yaptığınıza anlam veremeyebilirler, zira yapmanızı tavsiye ettiğim şey sanırım pek sıklıkla karşılaştıkları bir durum değildir :) Hatta terör, merör korkusuna sizi kabul etmezlerse onlara kızmayın ama yılmayın da. Eş, dost, akrabadan sorun soruşturun, bu okula giden çocukların velileri varsa çevrenizde onlardan öğrenin, okulun ne eksiği varmış, nelere ihtiyacı varmış.
Ev hanımıysanız, emekliyseniz işiniz daha kolay, en azından zaman kısıtı daha az...
Bunun sonucunda ben bu okul ve bu çocuklar için ne yapabilirimi sorgulamak size kalmış, ona karışmam ama biraz olsun düşünürseniz hiçte fena olmaz...
En basitinden kütüphanelerine şöyle renkli, okumaya değer, çocukları, "hadi gel ve beni oku" diye çağıran birkaç kitap hediye edebilirsiniz. Aman ansiklopedi olmasın, internet yaygınlaşalı beri okul kütüphaneleri ansiklopediden geçilmiyor.
Ya da biraz daha büyük düşünüp, mahalleliyi , eşi dostu seferber eder, daha büyük katkılar sağlarsınız. Hatta konu komşuyla altın günü yerine kitap günü yapabilirsiniz ??????
Durumdan vazife çıkarmasanız da, haberlerden haberdar olursunuz ??????