Nedense bu eve taşındığımızdan beri ben televizyon programlarından koptum. Bunda Dijitürk' ün sebep olduğu bol kumanda kullanma zorunluluğunun etkisi var mı bilemiyorum.
Ne o kardeşim evin içinde yüz tane kumanda !!!! Önce bir kumandayı al ve TV' yi aç, sonra onu bırak, diğer kumandayı al ve dekoderden kanal bul, sonra bir önceki kumandaya dön ve kanala göre sesi ayarla. Tamam herşeyi ayarladım derken, araya reklam giriyor zaten, sonra herşey yeniden başlıyor :)
O zaman zarfında ben evi siler süpürürüm nerede ise :))
Herşeyde bir denge olması lazım, hiçbir şeyi seyretmeyen kadın roluünde olmakta zor. Tiyatro oyunlarında kendisine ağaç rolü verilmiş çocukların ruh haline bürünüyorsunuz, tamam o sahneye, o ağaçta lazım, seninde bir önemin var ama gel de bunu yüreğine anlat :)
Aile meclisinde, arkadaşlar arasında, orada, burada bir diziden veya programdan bahis açıldığında boş bakan kadın rolünü oynuyorum. Genelde sohbetin ortasında olmaya alıştığım içinde kendimi affettirmek istercesine, ben o diziyi, programı hiç seyretmedim diyorum. Ama biliyorum buda cehalet, tamam dizileri beğenmiyor olabilirsin ama bir kanalda, bir yerlerde mutlaka güzel bir program vardır. Sadece dinliyorum.
Gerçi dinlemekte benim zaman zaman yapmam gereken ve kendimi geliştirmem gereken bir aktivite ama ne yaparsınız bünye alışmamış :))))
Sonunda bu düzene dur diyecek bir program buldum kendime !!!!
Artık benimde "Aaaaaa bugün mutlaka bunu seyretmeliyim" dediğim bir programım var.
Cuma akşamları, saat 21:15' te, TV8' de, yapımcılığını Sinan Çetin' in üstlendiği, Tolga Çevik ve Salih Kalyon' un Komedi Dükkanı.
Baleden dönüp, alelacele yemek işini hallediyor, çayımızı demliyor ve ailece televizyonun karşısında konumumuzu alıyoruz. Çocuklara çok uygun mu bilemiyorum ama Pınar' da çok seviyor bu programı, dolayısı ile bizim için aynı zamanda bir aile aktivitesi oluyor :))
Hani çocukken insanın çok istediği şeyler vardır ya, Pınar' ın şu an en çok istediği şeylerden biri de Komedi Dükkanı' na seyirci olarak katılmakmış.
Geçenlerde;
- Anne Komedi Dükkanı' na katılabilir miyiz?
- Bu da nereden çıktı şimdi Pınar ???
- Hani orada seyirciler var ya bizde gidebilir miyiz?
- Kızım o programlara öyle çat kapı gidilmez ki.
- Seyirci olarak katılmak isteyenler için bir mail adresi verdiler anne, ne olur oraya mail atalım deyince olayın nereye geldiğini anladım :)
Uzun zamandır, arka arkaya kahkaha atmamı sağlayacak ve benim ünlü gülme nöbetlerimi tetikleyecek bir program bulamamıştım. Özellikle Tolga Çevik' in mimiklerine ve doğallığına bayıldım. Bu program bana iyi geldi :)
Size de gelir mi bilmem. Belki de "Aman Neşeliiii, önere önere bunu mu önerdin !!!! " diyebilirsiniz. Sizde taktir edersiniz ki renkler ve zevkler tartışılmaması gereken iki etmen. Dijitürk' ünüz varsa biraz kumandalarla uğraşmanız gerekebilir belki ama siz yine de bir göz atın derim.
Ardı arkası gelmeyen şu dizi tufanı arasında soluklanmak ve kendinizi unutup, keyfe gelmeniz için aracı olabilir belki...
2.11.07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
Ben de TV izleme özürlüyüm. Yani dizi izleme problemi yaşıyorum, haber izlerken yüreğim sıkışıyor, kapattırıyorum, reklamlardan nefret ediyoru, izlediğim birşey olsa da reklam çıkınca kanal değiştiriyorum, sonra da unutup kanala dönmüyorum filan... Zaten evde kumanda bana gelene kadar ben de bir iki su yer silerim:-) Daha eğlenceli.
Mutlaka yakalanıp izlenecek bu CumaNeşelicim:)
Selam Renkler,
Malesef haberler ve diziler çok ajite hale geldi ama arada çok da güzel programlar varmış, seçici olup, izlemek lazım aslında. Kaliteli yapımların hakkını vermek gerek. Onların izlenme oranı arttıkça, ana saatlerde bu tür progrtamları yayınlamaya başlayacaklar. Sen ufaktan ufaktan alışmaya çalış arkadaşım.
Merhaba Annelog,
Önce siz çocuklarsız bir izleyin, sizinkilere uygun olup olmadığını bir analiz edin isterseniz.
Yorum Gönder