Dün itibari ile 21 günlük anlaşmamız sona erdi. Biz şirket olarak hep yazılı, çizili anlaşmalara göre çalıştığımız için artık alışmışım ama kızım için anlaşma şartlarına uymak pek de öyle kolay olmadı. Piyano, kitap okuma ve minik egzersizler neyse de özellikle günlük yazma kısmında aşırı zorlandı. Gün içinde olan biteni oldukça kısa cümlelerle özetliyor, ancak olan bitenin kendisinde yarattığı ruh halini ifade edemiyor. Gerçi bunun ilk günlük denememiz olduğunu düşünürsek, daha iyisini beklemekte hayal perestlik olur değil mi? Ben bile günlük yazma işine 2-3 sene önce başladığıma göre pek de geç kalmış sayılmaz :)
Dün sabah yukarıdan ince bir ses;
- Annnnnnnnne, annnnnnneeeeeeeee
- Efendim Pınar,
- Anne dün özel bir şey oldu mu?
- Akşam olmadı ama gündüz ne yaptığını bilemiyorum.
- Gündüz de birşey olmadı anne, dün için günlüğe birşey yazmasam olmaz mı?
- Birşey olmadıysa yazma tabi, gereksiz olur.
- Anne, ben biraz kitapta okudum.
- Aferin sana.
- ???????
- ???????
- Şey anne, bugün anlaşmamız bitti ya, paramı verecek misin?
- Akşam versem olmaz mı? Şimdi kalkıp alışverişe mi gideceksin?
- :((((((
Neyse diretmedik, verdik küçük hanımın anlaşma ücretini. Genelde ödülle birşeyler yaptırmasını pek sevmem. Personel prim sistemine bile karşı sayılırım. Zira insan üzerine düşeni bilmeli, gerekleri ne ise kendi düşünüp en iyi şekilde yerine getirmeli diye düşünürüm. İnsanlara birşeyler yaptırmak için dışarıdan bu tür itici kuvvetlerin uzun vadede işe yarayacağına inanmam. Nitekim 21 günlük uygulamada bunun her zaman işe yaramadığını da rahatlıkla gördük :) ama birşeylere başlamak için iyi bir yöntem olabileceğini düşündüğümüz için uyguladık.
Parasını alan Pınar acilen inek şeklindeki kumbarasına koşup, ineğini doyurdu. Hemen ufak bir hesap yapıp, nedense hiç bitmeyen parasını şöyle bir topladı ve ağzı kulaklarında salona gitti :))))
Bu arada dün akşam bu aktivitelerin devamı konusunda yatağına yan yana uzanıp konuştuğumuzda öğrendim ki, anlaşma konusu aktiviteleri yapmayı seviyormuş ama hergün görev gibi olması onu biraz geriyormuş, kitap okuma konusunda da artık kitaplarını tamamen kendisi seçmek istiyormuş. Bazen kendisine sıkıcı gelen kitaplar oluyormuş, o zaman okumakta zorlanıyormuş.
Bu konuşma sonrası o dersteyken aldığım kitapları sınırlama ve kitapları onun seçebileceği daha fazla alışveriş ortamı yaratmaya karar verdik. Seçim esnasında farklı kitaplara da bakması, zira farklı şeylerin farklı kazanımlar getireceği konusunda da görüş birliğine vardık. Oturduğumuz semtte doğru dürüst kitapçı olmaması bizi biraz etkilesede çocuk haklı, buna bir alternatif çözüm yolu bulmak şart.
2.8.07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder