Dün piyano dersimize giderken;
- Biliyor musun Pınar, sonunda tatil için bir yer bulduk.
- Yaşasın nereye gidiyoruz ?
- Fethiye' de bir tesise gideceğiz.
- Ne zaman, benim sınavımdan sonra mı?
- Evet.
- Keşke şu sınav olmasaydı anne ama artık kayıt yaptırdığımıza göre girmek zorundayız değil mi?
- Henüz kayıt yaptırmadığımız için böyle bir zorunluluğumuz yok, ben bu konuda biraz kararsızım, sen bu konservatuvar konusunda ne düşünüyorsun ???
- Nasıl yani ?????
- Yani piyano ile ilgili bir okula gitmek istiyor musun? Ya da şöyle sorayım bale ile piyano arasında tercih yapmak istersen hangisini tercih edersin?
- Bale daha eğlenceli, sanırım baleye devam etmek isterim. Galiba ben piyanoya tam alışamadım anne. Aslında sende haklısın ama???
- Bunun benle ne ilgili var ki Pınarcığım ???
- Yani 2 senedir piyanoya devam ediyorum ama daha tam alışamadım galiba. Hem sınav için çok da iyi çalışamadım ????
- Gözlemlediğim kadarı ile senin konservatuvar konusunda çok istekli olmadığını düşünüyorum Pınarcığım. Bu konuda birde bugün öğretmeninle konuşalım ve sonra karar verelim olur mu ???????
- :)))
Bu hafta ön kayıt haftası olduğu için harekete geçmemiz gerekiyordu ama birşeye tam karar veremediğinizde, gönlünüze yatmadığında, ayaklarınız geri geri gider ya, bende öyle bir durumdaydım. Bu konuşma sonrası kesinlikle anladım ki, Pınar bu işi yeterince istemiyor, henüz buna hazır değil. Konuyu öğretmenimizle birlikte tartışıp karar verdik, bu işi konservatuvara taşıyıp, gerilim, stres ve sınav sorumluluklarına girmemiz için vakit çok erken. Şimdi başlarsak, tam olarak istemediği için ileride sorun yaşayabiliriz. İleride meslek olarak seçmek şöyle dursun, severek yapacağı bir aktiviteden bile soğuyabilir. Kızım konservatuvara gidince ne olacağının farkında değil, şu an için böyle bir hedefi yok, bu işe ben veya öğretmeni istiyor diye değil, kendi istediği için kalkışmalı.
Sonuç olarak "koştur koştur olup, hızlı yaşa, genç öl felsefesi ile hareket etmenin anlamı yok, kendisi isterse mutlaka treni başka bir istasyonda yakalayacaktır" dedik ve vites küçültüp, biraz daha sindire sindire yaşamaya karar verdik.
Kızımın karar vermesine yardımcı olmak açısından, önümüzdeki sezon piyano ve müzik konusundaki konser ve aktivitelere ağırlık vermek istiyorum, özellikle Doğuş Çocuk Orkestrasının konserlerini yakın takibe almakta fayda var diye düşünüyorum. Uygulamayı görürse, daha donanımlı karar verme şansı olabilir.
Anlayacağınız konservatuvar deneyimlerini sizlerle başka bahara paylaşabileceğiz :)
14.8.07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Sanat gerçekten istenmezse yapılabilecek birşey değil... Ciddi bir hırs ve aşk gerekli. Ama kızın daha çok küçük... Gerçekten isteyip istemediğine karar verebilir mi bilemiyorum. Bir pedegog ile konuşulabilir. Yani çocuk gelişiminde mesleği ile ilgili ciddi kararları ne zaman verebilir diye... Çünkü bazen çocuklar yanlış yönlendirilebiliyor. Mesela ağabeyim... Babam çocukluğundan itibaren onu mühendisliğe yönlendirdi. Şahane oyunlar oynarlardı. Mesela işleyen asansörler, teleferikler yaparlardı. Roketler, robotlar tasarlar ve uygularlardı. Sonuçta ağabeyim makina mühendisi oldu çok iyi bir okulu bitirip. Ama mesleğini bir gün bile yapmadı. O sanatçı olmayı tercih etti. Reklamcılık yapıyor şimdi...
Bir pedagog yardımı konusunda sana %100 katılıyorum Renkler. Aslını istersen baban, o zamanın meslek alternatiflerine göre, abinden aldığı sinyalleri iyi değerlendirmiş ama bugünün mesleklerini kestirememiş gibi geldi bana.
Pınar tuhaf bir çocuk, her başladığı farklı aktivite onu heyecanlandırıyor ve genelde de başarılı oluyor. O yüzden de Pınar' ın buna ilgisi var demekte zorlanıyorum. Bu yüzden konservatuvar gibi ciddi ve uzun soluklu bir uğraşa başlamak için erken olduğunu düşündüm, dediğin gibi yeni başlayacağımız okulun pedagogundan yardım istemeyi düşünüyorum öncelikle, hele bir okul başlasın, şöyle bir yılı bir devirelim, Pınar' ı tanısınlar :)
Yorum Gönder