Saroz' a gider gitmez, Güneyli sahillerine attık kendimizi. Bizim kız, kendine hemen bir sopa bulup, ağzı kulaklarında, bugünler için sakladığı kürek, kova ve bilimum kum oyuncağını kumsala yayıp, çıplak ayaklarını kuma verdi ve oyunun belini kırdı. Bize de çayımızı hüpürdetirken, önde kızımız, arkada deniz ve balıkçı takası manzarasını seyretmek düştü tabi :)
Bu seyahat tam bir doğa turu oldu bizim için. Bakla Burnu' na inerken süper güzel kuyruklu bir tilki gördük tarlaların arasında. Arabayı fark edince kendini ekinlerin arkasına atıp, uzun uzun bize baktı. Hani araba ile köy kahvesinin önünden geçerken, kahvedeki erkekler, bunlarda kimmiş, kime, niye gelmişler diye bakarya, aynen öyle bir bakış fırlattı bize. Sonrada kaybolup gitti. Müthiş güzel kuyruklu bir hayvan şu tilki dedikleri. Bakışları bana pek kurnaz gelmedi ama kuyruğundan baya bir etkilendiğimi belirteyim. Evin verandasından, dürbünümüzü çıkarıp, balinaların, o güzelim denizdeki oyunlarını seyretmekte ayrı bir zevkti.
Gerçi bende bu tırtılların yerinde olsam şu güzel meyve ağacını üs olarak seçerdim kendime. Gelişip, güzelleşmek için bundan daha güzel bir yer bulunabilir mi ????
3 gün boyunca, dağ, tepe, kumsal, bayır alabildiğine mavi ve yeşillikler arasında yürüyüp durduk ve bolbol yedik. Kızımın halası ve eniştesi ile gayet uyum içinde ve huzurlu bir tatil geçirmesi de benim açımdan acayip tatmin edici bir duyguydu. Zira ben çocukların teyze, hala, amca, dayı, enişte, yenge,dede, nine, vb. bilimum akrabası ile bir arada olmasının önemine inananlardanım. Çocuklar anne ve babaları ile olduğu kadar, akrabaları ile de iç içe olmalıdır diye düşünüyorum.
Yanlız güney sahillerindeki hizmet anlayışı tam olarak yerleşememiş buralara. Arabaya atlayıp, farklı yerler keşfetmek istediğimizde, deniz kenarında bir çay bahçesi görüp, durduk ve bir çay istedik. Tesis sahipleri daha sezonu açmadıklarını söyleyince şok olduk resmen. Almaya meraklı, bir grup İstanbul' lunun bu şekilde elden kaçırılması anlamsız geldi bize. Çok mu ticari düşünmeye alıştık bilmiyorum ki, yanlış olan biz miyiz yoksa ????????
Baktık adamlar bize çay vermiyor, madem çayınız yok, hiç olmazsa şurada oturalım deyip, emrivaki yaptık, on-onbeş dakika, nereden geldi bu şehirliler bakışları altında zorla oturduk :)))) İntikamımız acı oldu anlayacağınız, var mı bize öyle çay vermemece :))
Giderken, tatile gidiyor olmanın sevinci ile pek dikkatimi çekmeyen yazlık ev furyası, dönerken acayip rahatsız etti beni. Deniz ve yeşillik özlemi ile yanıp tutuşan biz İstanbullular, nasılda berbat etmişiz, güzelim doğayı. Yakından bakıldığında her bir evin bahçesinde, bir karış toprakta dünya kadar, çiçek, ağaç, çimen yetiştirilmesine rağmen, ne kadar plansız, üst üste ve havasız yerler yaratıp, doğanın ve denizin kirlenmesine neden olmuşuz.
Bu da bir nevi aç gözlülük ve doğayı tüketip bitirmek değil mi? Keşke bir elimi şaklatıp, alt yapısı olmayan, plansız, üst üste yığılmış beton yığınlarını yok edip, pırıl, pırıl, geniş bahçeli ve bakımlı binalar haline getirebilsem ve denizimiz pırıl pırıl olabilseydi diye düşündüm. Olur mu? diye soramayacağım, zira biraz geç kalınmış galiba. Bu kadar Polyannacılık beni bile aştı:(
Polyannanın tarzını bu kadar ayaklar altına almamak lazım değil mi ??????
Eve geldiğimizde ise acayip mutlu olduk, neden derseniz, pırıl pırıl güneşe rağmen, yazlık amacı ile kullanılan ve aylarca soğuk ile yüzyüze kalmış bir evde resmen donmuşuz anacım, güzelim bahçeli evim, bi güzel göründü ki gözüme anlatamam.
Ne olursa olsun, yuva arkadaşımın her tatil dönüşü tekrarladığı şu güzel sözü tekrarlıyor, "evim evim güzel evim" diyor ve yazımı bitiriyorum.
Ne olursa olsun, yuva arkadaşımın her tatil dönüşü tekrarladığı şu güzel sözü tekrarlıyor, "evim evim güzel evim" diyor ve yazımı bitiriyorum.
4 yorum:
:))Hoşgeldiniz tekrar arkadaşım:)
Bende çok istedim adalara götüreyim Mercimek hanımı diye ama olmadı malesef..Siz ne iyi yapmışsınız...
Hoşbulduk annelogum :)
Eskiler tebdili mekanda ferahlık var derler ya age, aynen öyle oldu. İnsan mevcut durumdan kolay sıyrılamıyor ama zaman zaman böyle şeyler yapıp, ruhları dişnlendirmek lazım :)
Siz ne güzelde geçirmişsiniz tatilinizi bizde Termaldeydik çok güzeldi devamını okumak isterseniz bende varım bu alemde ama sizin kadar güzel anlatabilmemişimdir ama idare edin artık acemiyim çünkü daha hoşçakalın....
Yorum Gönder