6.3.07

Özetler

Bugünlerde öyle yoğunum ki, paçamdan iş akıyor resmen. Hem evde, hem işte. O yüzden kısa özetler geçeceğim bir iki hafta;

* Komşu oğluşumuz yuvaya başladı geçen pazartesi. Çok çok iyi olmamakla birlikte halinden memnun. Yalnız 2. gün burnu akmaya başladı ve ateşlendi. 3 gün devam edip, 4 gün dinlendi.

* Komşumda ağzı kulaklarında kendini işine attı. 3 yıl evde oturunca evde oturmakta işkence geliyor galiba :)

* Geçen salı akşamı, tam yatmak üzereyken bizim kız merdivenlerin taaa en tepesinden taklalar atarak yuvarlandı. Gözümün önünde yuvarlanışını seyretmek iğrenç birşeydi. Birşey olmadı allahtan :) Bale yapmasının birşey olmamasında payı olabilir diye düşünüyorum. Zira mermer merdivenlerden yuvarlanırken,her çarpışında tak, tuk ses duyduk:( Merdivenlere şu yapışkan şeritlerden alıp yapıştıracağım bu hafta sonu. Bir kere olduğuna göre bir daha olmaması için bir sebep yok değil mi?

* Komşu oğlumuz yuvaya başlayınca bayrağı göğüsleyip, mikrop taşıma işini bizim kızdan devraldı. Hafta sonuna doğru bizim kızda aynı belirtilerle hastalandı.

* Başı acayip ağrıdığı için düşmeden dolayı olabilir mi acaba diye baya bir endişelendim ve cumartesi alıp doktora görüdüm. Ortopedi, KBB ve Göz kontrollerine girip, ufak bir check up çektik küçük hanıma. Sinüslerin doluluğu dışında bir problem yokmuş :)

* Gittiğimiz poliklinik biraz salaş bir poliklinikti ama 3 doktorda çok ilgili ve sempatiktiler. Kızımla o kadar güzel konuştular ve onu öyle rahatlattılar ki. Birden bire çok güvendim bu kuruma. Duvarları, yerleri granit, süper cephe giydirmesi yapılmış, her yeri pırıl pırıl, mis gibi kokan, sağlık durumunuz ne kadar acil olursa olsun, öncelikleri kapıda kredi kartınızı bıraktırmak olan pekçok hastaneden daha dolu dolu bir sağlık kurumu izlenimi bıraktı bende. Sıksık gidilecekler listesine ekledim burayı.

* Kızoşumun baş ağrısı öyle fazla idi ki 1 okuma bayramı, iki doğum günü daveti olan ve bale dersini içeren yoğun programın hiçbirini uygulamama kararı aldık. Birde hasatalığın bulaşıcı bir hastalık olması ihtimali üzerine daha fazla kimseyi tehlikeye sokmamak için eve döndük. Şansımıza da hava öyle güzeldi ki. Ben evde uğraşırken, kızoşumda sıkı sıkı giyinip, şemsiyesini alıp yağmurda dolaşmak üzere bahçeye çıktı ve temiz havayı taaa içine çekti. Sonra da günlük güneşlik bir akşam üstünde biz eşimle kahvelerimiz eşliğinde ot yolarken, o sıcak çikolatasını yudumladı. Dinlenmek iyi geldi anlayacağınız.

* Bu arada denetim tarihi yaklaşıyor. Bu iş inek öğrenci tipi olan beni fazlasıyla geriyor ama denetim dönemlerinde baya iyi işler çıkıyor. Aklımda yapılacak bin tane proje var. Umarım yetiştirebilirim.

* Cuma günü step' e başladım. Artan kilolara dur demek ve başlayan kas ağrılarına müdahale etmek lazım değil mi? Belediyenin güzel bir tesisi var bizim orda, hemde sudan ucuz. Böyle fırsatları kaçırmamak lazım değil mi?Cuma akşamı halim içler acısıydı, ayaklarımı arabaya çekmek bile öyle zordu ki. Vites değiştirecek halim olmadığı için hep aynı hızda gittim :) Eve gelince de yıkıldım kaldım. Allahtan eşim beni bu konuda çok destekliyor. Sofrayı bile hazırlamıştı gittiğimde :) Ama öyle yorgundum ki doğru dürüst birşey yiyemedim. Dün akşam yine ders vardı ama bu sefer vücut biraz daha alıştı galiba oldukça iyiyim. Hayret !!!!! Bu arada 2 derste kendimi forma girmiş hissediyorum. Ben biraz uyma akıllıyımdır. Manevi olarak havaya girersem herşeyi daha kolay yapıyorum. Hafta içi 2 gün gideceğim, şu anda çok hevesliyim. Bütün akraba, eş ve dosta stepe başladığımı bildirdim, çok fazla yayınca bırakmakta zor oluyor da :)))) İnşallah böyle devam eder.

* İşlerin yoğunluğu ve artan kilolar sebebi ile öğlenleri sadece çorba içmeye karar verdim. Bir tas çorba getiriyorlar öğle saati yaklaştığında. Şimdilik uygulama iyi gidiyor.

* Kızoşumun doğum günü yaklaştı ama denetim öyle ters zamana denk geldiki. Doğum günü Cuma günü, takip eden Pazartesi ben denetime girmek zorundayım. Malesef bu yoğunlukta doğum günü organizasyonu ile ilgilenmem mümkün olmayacak. Geçen sene de denetimim tam onun anasınıfı gösterisine denk gelmişti. Babamız ve babaannemiz katılmıştı gösteriye. Bu konuda beni oldukça iyi anlıyor allahtan hiç sorun yaratmamıştı. "İşinin olması önemli değil anne ben okulda kutlamak istiyorum, pasta alalım yeter" dedi. Kızımla ilgilenen teyzemizden rica edeceğiz artık. O öğlen pastasını alıp götürür, bir iki de ufak birşeyler yaptık mı yanına tamamdır. Dün akşam o yattıktan sonra ne yapmışlar diye kitaplarını kontrol ederken minik not kağıtları gördüm. Doğum gününe çağıracağı arkadaşlarının listesini hazırlamış. Halbuki okulda kutlayacak, sonuçta tüm sınıf arkadaşları gelecek ama o yine de hepsini tek tek yazmış. Oldukça heyecanlı bu konuda. Hafta içi zaman bulabilirsek kendi tasarımı minik davetiyeler yaparız belki :)

* Kanser olan yakınımla ilgili ise çok ilginç bir gelişme oldu. Diğer hastanede yapılan tahliller sonrası "biz kanser bulgusuna rastlamadık" dediler. Cuma akşamı haberi alınca çok sevindik ama bu olmadığı anlamına gelmezmiş. Hani eşeğini kaybederde bulunca sevinirsiniz ya. Biz sevinmekle, sevinmemek arasında kaldık. Geçen 2 hafta hiçbir ilerleme olmadı anlamına geliyor anlayacağınız. Herşey sil baştan yeniden başladı. İki hastane arasında neden bu kadar farklı iki sonuç çıktığını hala sorguluyorum. Neye güveneceğiz, kadıncağız kenser değilse bile 2 hafta içinde olmuştur. Biz bile bu kadar etkilenmişken, o kimbilir neler yaşamıştır. Bir arkadaşımın reiki teklifinde bulunmuştu, henüz yakınıma bundan bahsetme şansı bulamadım, olaylar kafasında biraz daha şekillensin istiyorum. Acaba reiki işe mi yaradı diye düşündüm son gelişmeyi öğrenince :). Şu an umutla beklemekten başka yapabileceğimiz birşey yok. Bu işin uzmanlarına güvenmeliyiz.

* Filiz Akın' ın "Hayata Merhaba" adlı kitabını okuyup bitirdim dün akşam. Size de olur mu bilmem bazen bir kitap alırsınız elinize, o kadar içinize sinerki, bitirmeden yatamazsınız. İşte bu kitap öyle bir kitap oldu benim için. Step yorgunluğu bile kitabı bitirmeme engel olamadı. Polyanna gibi bir kadının kanseri yenme döneminde yaşadıklarını az da olsa hissettirdi. Zaman zaman kendimi fazla iyimser bulurum. Acaba hayatı biraz daha mı ciddiye almalıyım, herşey gülmek değil mi? Ufak şeylerden mutlu olmak güzel ama acaba bu daha iyiye ulaşmama engel mi oluyor diye düşünürüm. Bu kitabı okuduktan sonra "doğru yoldasın kızım, böyle devam, hayat mutlu olmaya, gülmeye ve ailen, akrabaların, dostların ve sevdiklerinle yaşamaya değer" diye düşündüm. Bence bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Ben çeneme hakim olamadığım gibi elime de hakim olamıyorum :)))))))))
Güya kısa bir özet geçecektim :)

2 yorum:

Annelog Atölye dedi ki...

Hangisine birşeyler söyleyeceğime şaşırdım!! Yemeğimizi ayarlayalım en kısa zamanda. Haftaya hafta sonuna doğru müsait olursun artık değil mi?

Alphecca dedi ki...

Ancak, 22 - 23 Mart gibi müsait olabileceğim sanırım annelog' um. Aslında sizlerle birlikte bir yemeğe öylşe ihtiyacım var ki.

Bu aralar hayatımda herşey çok hızlı gelişmeye başladı :(