Bizim zamanımızda, sınıf içinde oturma düzeni boy sırasına göre yapılırdı. Boyum kısa olduğu için hep en ön sırada oturmak zorunda olan ben deniz bu durumu hiçbir zaman avantaj olarak görmez, kara bahtım kör talihim diye öğretmenimle burun buruna kalırdım.
İşin kötüsü en iyi anlaştığım arkadaşlarımda hep benden uzun boylu olurdu. Zorunluluklardan dolayı ben sınıfın başında, onlarda sonunda otururlar, tenefüslerden sonra melul melul sıralarımıza geçerdik. Bu gidişhata son sınıfta dur diyebilmiş, arkadaşımla deve ve cüce olarak gözümüzü karartıp arka sıraya geçip oturmuştuk. Sanırım öğretmenimizde son sınıf olmamız sebebi ile bize anlayış göstermişti. O sene en mutlu mesut geçen senemdi diyebilirim. Zira en önde ders kaynatmak kesinlikle mümkün olmuyordu :)
Diğer okullarda nasıl, bilemiyorum ama Pınar' larda oturma düzeni 2-3 ayda bir değişiyor. İlk geldiğinde ortada 4. sırada oturan kızım, daha sonra duvar kısmı 3. sıra, ardından öğretmenin önünde 1. sıraya geçmişti.
Bu pazartesi yine bir oturma düzeni değişiklikleri yaşayacaklardı. Pınar bütün bir hafta sonu bunu anlatıp durmuş, bende olayı abarttığını düşünmüştüm :)
Pazartesi Pınar' ı bırakmak üzere sınıfa girdiğimde, bir erkek arkadaşı yan gözle bize bakarak;
- Offf offff Pınar' ın yeri ne kadar güzel, keşke ben oraya oturabilesem, dedi.
Ama o kadar içten bir söyleyişti ki o an öğretmene gidip durumu anlatmayı bile düşündüm :)
Aynı gün değişiklik gerçekleşmiş. Pınar duvar tarafı 2. sıraya geçmiş. Bugün gördüm ki afacan oğlumuz Pınar' ın yerini denk düşürememiş ama hemen yan tarafta 1. sırayı kapabilmiş. Hiç yoktan iyidir :)
Bu kadar da değil sabah öğrendim ki önümüzdeki hafta oturma planında yeniden değişiklik olacakmış. Bu haber durumdan memnun olmayan birkaç çocuğun evde vızıldayarak velilerini devreye soktuğunu düşündürdü. Yoksa neden böyle hızlı bir değişiklik olsun ki ?
Bizim kız yerinden memnun allahtan, anne önceden öğretmenimin önündeydim, şimdide projeksiyonun önündeyim, hemde yüzüme güneş gelmiyor diye seviniyordu.
Körle yatan şaşı kalkar, bizim kızda Pollyannacılığa alıştı :)
Ama bu yer mevzu çocuklar için ciddi bir sınıf içi mücadele örneğiymiş kızım sayesinde bunun iyice farkına vardım :)
Bu mücadelede en zor durumda kalan öğretmenimiz sanırım. 25 öğrenci ve onların velilerini de hesaba kattığımızda, her birinin 1 anne ve babası olduğunu düşünürsek, toplam 75 kişiyi aynı anda memnun etmek zor iş zor. Allah kolaylık versin diyorum :))
28.3.07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Bizde de farklı bir mücadele var şu an Neşelicim. Arkadaşlarının ikili üçlü grup olmasına çok içerliyor bizim hatun. Neden gruplaşıyorlar diyor:(
Çocuk haklı annlogum, cümbür cemaat olmaya alıştı.
Pınar' da kız ve erkek olarak gruplara ayrılmalarından şikayetçi :)
Yorum Gönder