Nerede ise bir haftadır lenf kanseri üzerine araştırıyorum. Birkaç hususu sizinle de paylaşmak istedim;
* Vücudumuzda bulunan 30.000 hücrenin anahtarını bilen T-Lenfositler, her hücreyi günde en az 10 defa kontrol ederlermiş. T- Lenfositler ellerinde bulunan anahtar bilgiden farklı bir hücre oluşumu ile karşılaştıklarında, hemen savunmaya geçip bu hücreyi yok etmek için zehrini saçar ve hücreyi hemen oracıkta öldürürmüş. Biz okul, iş, güç, hayat mücadelemizi sürdürürken, vücudumuzda günlük savaşımına devam edermiş. Anlayacağınız vücudumuz hergün pekçok kanser hücresi oluşumu ile karşı karşıya kalır ve T-Lenfositler sayesinde bu savaşın galibi olma uğraşı verirlermiş. Eğer kanser hücreleri bir şekilde T-Lenfositleri atlatmayı başarırsa, hemen çoğalmaya başlarmış. Bu çoğalma sırasında onların da elleri armut toplamazmış tabiki, T-Lenfositlerle savaşım için onlarda zehir salgılarmış ve vücutta önemli bir savaşım başlarmış. T-Lenfositlerin görevlerini sağlıklı yapması için lenf bezlerinin sağlıklı olması, yeterince lenfosit üretiminin yapılabilmesi, lenfositlerin tüm vücutta sağlıklı dolaşabilmesi için incecik lenf damarlarının düzgün ve açık olması, lenfositlerin salgıladığı zehirin üretildiği karaciğerin sağlıklı çalışması gerekirmiş.
* Dikkat !!!!! Boyun, koltuk altında ve kasıklarda oluşan ağrısız şişlikler lenf kanseri belirtisi olabilirmiş. Bilindiği gibi lenfler zaman zaman savunma mekanizması sebebi ile bazı şişliklere sebep olabiliyor ama bu tür şişliklerin çapı genelde küçük olurmuş. Özellikle bu bölgelerde ele gelen ve ağrısız şişlikler varsa mutlaka doktora gidilmesi gerekirmiş. "Ağrısız Şişlik" varlığı kanser için önemli işaretlerden biriymiş anlayacağınız. Her şişlikte illa kanser olacak diye birşey yok ama işi sağlama almakta fayda olabilir. Zira bu hastalıkta erken teşhis gerçekten çok önemli. Düşünsenize bir kedi ile mi yoksa panterle mi daha iyi baş edersiniz.
* Bunun yanında yorgunluk, halsizlik, vücut genelinde yaygın kaşıntı, geçmeyen kuru öksürük, ateş, titreme ve gece terlemeleri ile enfeksiyonlara karşı hassasiyet diğer belirtilerdenmiş.
* Lenf kanserinin yanlış anlamadıysam iki türü varmış. Hodgkin (hoçkin) Lenfoma ve Non Hodgkin (Hoçkin dışı) lenfoma. Hodgkin tipi lenfoma daha nadir görülen, tedaviye daha çabuk cevap veren ama tekrar riski yüksek bir kanser türüymüş. Ama her kanserde tekrar şansının yüksek olduğunu da okudum başka bir yerde bu yüzden ben okuduklarımın yalancısıyım diye belirteyim.
* Tedavi ise radyoterapi (ışın tedavisi), kemoterapi (ilaç tedavisi) şeklinde olabiliyormuş. Tedavi yöntemi hastalığın evresine, kanser hücresinin konumu ve büyüklüğü gibi parametrelere bağlı olarak değişebiliyormuş. Tek bir tür uygulanabileceği gibi ikisi bir arada bir kombinasyonda yapılabiliyormuş.
* Tedavi sürecinde işim var, bugün doktora gitmeyeyim, başım ağrıdı, midem bulandı vb. sebeplerle daha sonra giderim diye düşünmemek gerekirmiş. O zaman kanserli hücreye kuvvetlenmesi konusunda zaman tanıyıp, tedavi sürecinizi uzatabilirmişsiniz. Azimli ve kararlı olmak önemli anlayacağınız.
* Bu hastalıktaki en önemli unsur vücudun savunma mekanizmasının çok güçsüz olması imiş. Eğer beslenmenize, dinlemenize dikkat etmezseniz, kapacağınız basit bir enfeksiyon sebebi ile bile ölebilirmişsiniz. Bu nedenle enfeksiyon kapmamak için kalabalık yerlerden uzak durmak, dişinizde, elinizde, kolunuzda kanamalara sebep olmaktan kaçınmak, manikür yaptırmamak, hatta ve hatta önünüze gelen her yerde yemek yememeniz gerekirmiş.
* Tedavi süreciniz bittiğinde, başarılı olduğunuzda öyle hemen "ohhhh be kurtuldum" dememek gerekirmiş, tekrar riski veya başka bir noktada başka bir formatta kanser hücresi oluşma riski olduğundan periyodik kontrollerinizi mutlaka yaptırmanız gerekirmiş.
* En önemlisi bu kanser türü gençlerde de (15 yaş civarı itibari ile) görülürmüş !!!!!!!! Aman dikkat !!!!!!!
* Okuduğum bir bilgiye göre gelişmiş ülkelerde kanser vakaları daha sık görülüyormuş. Belki de daha iyi tespit edildiği için olabilir diye düşünüyorum. Örneğin ABD' de her 3 kişiden biri kansermiş !!!!!!!!
Tedbirli olmakta ve periyodik kontrolleri ihmal etmemekte fayda var.
Daha detaylı araştırma yapmak isteyenler için google' da biraz araştırma yapmalarını öneririm. Ben birazda bu konuda yazı yazan bloggerları ziyaret edip, deneyimlerini öğrenmek istiyorum. Bu konudaki kitaplar hakkında biraz araştırma yaptım bugün ama istediğim gibi bir kitap bulamadım. Kanserle mücadele konusunda okuduğunuz güzel kitaplar varsa önerilerinize açığım.
28.2.07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder